İçindekiler:
Şekil Listesi
Yayınevinin Önsözü
Teşekkürler
Türkçe Baskıya Önsöz
I. Kısım Giriş ve Genel Bakış
1- Giriş
2- Beyin Gelişimine Dair Genel İlkeler
3- Çok Disiplinli Duygusal Gelişim Çalısmalarındaki Son Gelişmeler
4- Orbitofrontal Korteksin Yapı-Fonksiyon İlişkileri
5- Genel Bakış
II. Kısım Erken Bebeklik Dönemi
6- Görsel Deneyimler ve Sosyo-Duygusal Gelişim
7- Uygulama Evresi
8- Duygulanımsal Yeniden Birleşmelerin Psikobiyolojisi
9- Erken Mühürleme
10- Mühürleme Sinirendokrinoloji
11- Orbitofrontal Morfolojik Gelişim Üzerindeki Sosyo-Duygulanımsal Etkiler
12- Duygusal Yönden Anlamlı Yüz
13- Mühürlenmiş Etkileşimsel Temsillerin Nörokimyasal Devreleşmesi
14- Erken Dönem İçsel İşler Modellerin Düzenleyici İşlevi
III. Kısım Geç Bebeklik Dönemi
15- Sosyalleşme İşlemlerinin Başlaması ve Utancın Ortaya Çıkışı
16- Geç Dönem Orbitofrontal Gelişim
17- Orbitofrontale Karşı Dorsolateral Prefrontal Ontojeni
18- İçsel Utanç Düzenlemesinin İkili Temeli
19- Sosyalleşme ve Deneyime Bağlı Bölümlere Ayrılma
20- Çocuk Cinselliğinin Temelleri ve Psikolojik Cinsiyet
21- Orbitofrontal Olgun Yapının ve Uyum İşlevinin İki Bileşenin Başlaması
IV. Kısım Duygulanım Düzenleme Olgusu Üzerine Uygulamalar
22- Sosyoduygusal Bilginin İkili Devre İşlemesinin Psikonörobiyolojik Bir Modeli
23- Çapraz-Modal Aktarım ve Soyut Temsiller
24- Artan Karmaşık İnteraktif Temsillerin Gelişimi
25- Otonomik Sinir Sistemi Üzerindeki Orbitofrontal Etkiler
26- Bebeksi Öfke Tepkilerinin Düzenlenmesi
27- Duygulanımın Düzenlenmesi ve Erken Ahlaki Gelişim
28- Özdenetimin Ortaya Çıkması
V. Kısım Klinik Meseleler
29- Güvensiz Bağlanmaların Nörobiyolojisi
30- Duygulanım Düzenleme Bozukluğunun Klinik Psikiyatrisi
31- Kişilik Bozukluklarının Gelişimsel Psikopatolojisi
32- Psikosomatik Hastalığa Yatkınlık
33- Gelişimsel Bozuklukların Psikoterapisi
VI. Kısım Bütünleşmeler
34- Sağ Hemisferik Dil ve Özdüzenleme
35- Diyalojik Kendilik ve Bilincin Ortaya Çıkışı
36- Çok Disiplinli Çalışmanın İleri Yönleri
37- Psikanaliz ve Nörobiyoloji Arasında Önerilen Bir Yakınlaşma
Kaynaklar
Yayınevinin Önsözü
James S. Grotstein Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles Olgunlaşma temel olarak başarıları ve başarısızlıkları ile nöro-gelişimsel süreçlerin dikkatli şekilde geniş bir serisi tarafından belirlenir ve değiştirilir. Bu nörogelişimsel süreçlerin yeni disiplinlerarası verilerin ortaya çıkması sayesinde eskiden hayal edebileceğimizden daha geniş ve daha karmaşık aynı zamanda daha incelikli zamanlanmış ve sıralanmış senaryoları kapsadığı düşünülmektedir. Bu gelişimsel diziler doğum sonrası sinirsel anatomik ve nörokimyasal gelişimi entegre eden garip hemen hemen gerçek üstü şekilde karmaşık bir koreografi tarafından belirlenir. Böylelikle gelişimsel diziler incelikli olarak koordine edilen anne-sosyal çevre bağlantılarına açılır. Bu bağlantılar sinirsel gelişimin meydana gelmesi ve sonuç olarak bebeğin duygusal gelişiminin kökleri için kesinlikle gerekli olduğu görülen başlangıçta sakinleştirici, geçerli kılan ve doğrulayan; sonra uyaran, meydan okuyan ve teşvik eden sıralı müdahalelerin belirli olarak zamanlanmış uygun, arabulucu bakıcı fonksiyonlarının güven veren ortamının varlığının aşamalarında uyum içerisindedir. Bu durum sadece birkaç fonksiyonu adlandırmak gerekirse açık şekilde duygulanımın sosyal ilişkilerin ve duygusal dengenin ve aracılığının merkezi olan beynin duygulanım düzenleyici sinirsel anatomisinin özellikle sağ hemisferdeki orbitofrontal korteksin açılmasını gerektirir. Başka bir ifade ile eğer Dr. Schore'u doğru şekilde okursam bebeğin insanlığının oluşturulmasında ve uzlaştırılmasında ve hatta gelişiminden bile en çok sorumlu olanın genelde prefrontal korteks-özellikli olarak sağ hemisferdeki orbitofrontal korteks olduğu anlaşılır. Sosyo-duygulanımsal ontolojiye bu göze çarpan ve eşsiz katkıda bulunan Dr. Schore, nörobiyoloji, gelişimsel nörokimya, davranışsal nöroloji, evrimsel biyoloji, sosyobiyoloji, gelişimsel psikoloji, gelişimsel psikanaliz ve bebek psikiyatrisinin içerisinde yer aldığı modern bilimin kıdemi ve kapsamı üzerinde görsel bir köprü kuran inanılmaz bir veri dizinini bir araya getirmiştir. Schore'un bu çalışmasındaki amacı, bütün disiplinlerin en üst düzeydeki bütünleşmesini sağlayarak bir disiplinler arası model kurmaktır. Böylelikle nörobiyolojik-sosyal-duygusal kendilik olarak ortaya çıkan insan bebeğinin daha geniş bir resmini göreceğiz. Schore'un amacına ulaştığına inanıyorum ve bunu yaparken Schore nörobiyolojik donanımımızı zihinsel (bilişsel/duygulanımsal) yazılımımız ile eşsiz bir rol paylaşımına sokuyor; ve nöronlarımızın kişiliklerimizin oluşumunda nasıl anahtar oyuncular olduklarına ışık tutuyor. Şu an bizler hemen hemen beyin ve zihnin süreğen Möebius şeridinin bağlantısı içerisinde paradoksal olarak süreğen olmadığını görebiliyoruz. Dr. Schore bir dizi birbirlerine zıt ontojeni senaryosu açıklar. Bu senaryolar birbirleriyle tanımsal zıtlıkları bakımından hem Kartezyen hem de aynı zamanda kaynakları, döngüleri ve temel planlamaları bakımından holistiktir. Kartezyen (parçacıklı) ve Holistik bir araya getirildiğinde daha sonra detaylı bir şekilde açıklayacağım nöral organizasyonun en son temel planı olan geniş bir diyalektik hologramı anlayabiliriz. Belki de bu karmaşık ve incelikli koreografiyi başka bir yerde önereceğim bir kavram olan ikili işaret teorisini kullanarak anlayabiliriz (Grotstein, 1980, 1993). Bu teori bütün yaşayan organizmaların geliştiğini, olgunlaştığını ve diyalektik-diyalojik hatlar boyunca var olduklarını öne sürer. Diyalektikler kapalı sistemlere uygulanırken diyalojik açık sistemler arasındaki ilişkiyi nitelendirirler (Bakhtin, 1881). Sinirsel gelişim çevre ile birlikte kapalı bir sistem içerisinde meydana gelirken normal olan etkileşimler ve yetişkin söylevi diyalojik olarak açık bir sistem içinde meydana gelir. Freud birbirini takip eden psikanaliz teorilerinin her birinin diyalektik olduğunun farkında değildi. Bilinçlilik ile bilinçsizlik arasındaki ilişki birincil süreç ile ikincil sürecin ilişkisi ve psişik çatışma kavramları standartların zıtlığına ilişkin örneklerdir. Birbirinin zıttı olan bu örnekler sonuç olarak birbirleriyle farklılaşırlar ancak birbirlerine ait olduklarını ve böylelikle birbirlerini tanımladıklarını açıklarlar. Dr. Schore genotip ve fenotip arasındaki bir seri birbiriyle zıt etkileşimin sonucu olan diyalektiğin bebeğin nörogelişimsel ilerleyişinde yer alan indirgenemez prensiplerden biri olduğuna dair geniş çaplı kanıt veriyor. Yani bebekteki seçilmiş, gelişen kortikal nöronlar "Darwinsel" sinirsel hayatta kalım için ilk olarak birbir Greald Edelman (1987, 1989) Sinirsel grup seçilimin "Darwinsel hayatta kalma" meselesi üzerinde durmuştur ve Edelman'ın görüşleri Dr. Schore'un bu önemli katkısı için yol hazırlamasında yardımcı olmaktadır.
Detay Bilgileri |
Dil | Türkçe |
Basım Tarihi | 2013 |
Yazar | Allan N. Schore |
Sayfa Sayısı | 625 |
Kağıt | 2. Hamur Kağıt |
Kapak | Karton |
Basım Yeri | İstanbul |
Baskı Sayısı | 1 |
Çevirmen | Nazlı Batan |
Ebatlar (YxG) | 14x20 cm |
Isbn No | 786055548780 |
Kitap Orjinal Adı | Affect Regulation and the Origin of the Self - The Neurobiology of Emotional Development |
Alt Lejant | Duygusal Gelişimin Nörobiyolojisi |