Üniversitelerin bir görevi de içinde bulundukları toplumların sorunlarına çözümler üretmektedir. Sorunları kamuoyu önünde tartışmak ve öneriler gelişmektedir. Bilgi toplumu dönemi de denen 21. yüzyılda, üretim faktörleri arasında bilgi ve bilgili insan kapasitesi, ekonominin en önemli girdileri haline gelmiştir. Kısaca, bilgi, hızlı gelişen teknoloji ve bilim üreten, teknolojiyi geliştiren ve kullanan insan gücünü yetiştirme görevini üstlenen üniversitelerin, bu görevini en etkin şekilde yapmaları, rekabet ve küreselleşme ortamında kaçınılmazdır.
Bu bağlamda, günümüzde değişen koşullara bağlı olarak, son yıllarda tüm ülkelerde yükseköğretime olan talep artmış, eğitimde, Ar-Ge ve teknolojide uluslararası rekabet ortaya çıkmış, bu ise üniversite-sanayi işbirliğinin önme artırmıştır. Diğer yandan, her alanda uzmanlaşma, üniversitelerde disiplinler arası eğitim olanaklarında görülen gelişmeler, uygulamalı araştırmaların önem kazanması, yaşam boyu öğrenme ve uzaktan eğitim süreçlerinin yaygınlaşması, üniversitelerin kendilerini bu yeni gelişmeler hazır hale getirmelerini de zorunlu kılmıştır.