Bu kitapta Ferududdin Attar'a uyarak kuşlar dilince söyleşelim. Mantıku't- Tayr'ın parıltılarını üstümüze saçalım. Bu şevkli yürüyüşe kendi nefesimizi de katalım. Böylece kadim bir geleneğin irfan ırmakları, modern zamanların yürkelerine yolunca yordamınca akıp dursun.
Bu kitap kuş dilince söyler ama kuşlar bahanedir. Asıl dile gelen, gönüllerdir. Kuşlar nutkunun muhatabı da gönüllerdir. Atalar, bu yolu çokça tercih etmiş, böyle söylemiş, sözü sembollerle peçelemiş. Mana incilerini mecazın nahif kanatlarına yüklemiş. Yüklemiş ki hem doğrudan seslenmenin hırpalıyan sevimsizliği sussun hem de idraklar bu ince söyleyişlere büyülenip parlasın...