Sonunda ahırın kapısına geldim. Tarık abim henüz gelmemişti.
- Tarık abiiii, diye seslendim.
Kimse beni duymuyordu. Üzerimin ıslanmasına mutlaka çok kızacaklardı. Islak elbiselerimi kimse görmesin diye bahçeye doğru hızlı hızlı koştum. Endişe ve korku ile içeri girdim.
- Amca! Kovalar elimden düştü amca!
Amcam ıslak elbiselerimi görmüştü. Artık bisikleti de şeftaliyi de unutmalıydım. Onca çaba boşuna gitmişti ama düşünen kimdi.