Aslında onu yeni, 1980’lerin başından bu yana tanıyoruz. Ama o günden bugüne siyasetin hem teorisine hem de pratiğine damgasını vurdu. Neden mi bahsediyoruz? Muhafazakârlıktan, içinde yaşadığımız yüzyılın son yirmi yılına adını yazdıran “Yeni Muhafazakârlık”tan. Frankfurt Okulu/Eleştirel Teori’nin son kuşak araştırmacılarından Helmut Dubiel, kendisi eski adı yeni bu akımın düşünsel kaynaklarını oldukça net ve anlaşılır bir şekilde ortaya döküyor. Bununla yetinmiyor Dubiel; Yeni Muhafazakârlığın “yeni” görüşlerinin, kültür, demokrasi, eşitlik, refah, sınıf ve ilerleme gibi “hassas” konuların eski köklerini de bulup ortaya çıkarıyor. Dubiel Yeni Muhafazakârlık’la hesaplaşırken, kendini “teşhir etme” kolaycılığıyla sınırlamıyor; sağın bu ideolojik galibiyetiyle başetmek için, sol düşüncedeki ‘muhafazakâr’ rehavetin aşılması gerektiğini sorguluyor.