Bir zamanlar bakkallık yapan bir adam vardı. Bu bakkalın güzel sesli, yeşil renkli, yerinde söz söyleyen bir de papağanı vardı. Papağan dükkanda bekçilik yapar, dükkanda bir şeyler satın almak için gelenlerle şakalaşırdı. İnsanlar bir şey sorunca, onlara insan gibi cevaplar verir, söyleşirdi. Papağanlara has güzel bir ötüşü vardı.
Dükkanın sahibi bir gün evine gitmişti. Papağanı dükkanı korusun, kollasın diye uyarmıştı. Bir ara kedinin biri, kovaladığı bir fareyi yakalamak için, ansızın dükkana girdi. Bu gürültü sırasında korkan papağan can korkusundan yerinden fırlayıp dükkanın bir köşesine kaçtı; oradaki gül yaydığı şişelerini devirdi. Gül yağı şişeleri devrilince kırıldı ve şişedeki yağlar etrafa döküldü.