İsrail'in dış politikası kutsal metinlerin, tarihî iddiaların, jeopolitik gerçeklerin ve seçilmiş millet psikolojisinin kesiştiği bir alan içerisinde yayılmacı bir stratejiyi hukukileştirmek amacına yönelmiştir.
Milli stratejisini dinî sembol ve kutsal metinlerdeki iddialara dayandıran İsrailli aşırı kanat temsilcileri fundemantalizm ve milliyetçiliğin kesiştiği bir siyasal kültür oluşturmuştur. Bugün İsrail yönetiminin ortaya koyduğu sınırlı barış sürecine tahammül edemeyen aşırı sağcılar böyle bir siyasal kültürün ürünüdür.
Herhalde tarihte hiçbir millet asırlar boyu sürekliliği olan ve dinî metinlerle takdis edilmiş böylesi bir siyasal kültür ve stratejiye sahip olmamıştır.