Marx, Engels ve Lenin'in, devrimci işçi sınıfının kadının özgürleşmesi ve hak eşitliğinin gerçekleşmesi için savaşımı ve tarihsel sorumluluğu üzerine bildirdikleri, ölçülmez değerdedir. İşçi sınıfının devrimci güçleri, partilerinin önderliğinde, marksizm-leninizm klasiklerinin düşüncelerini her zaman kılavuz edinmelidirler. Böylelikle, sömürüye, ezilmeye ve savaşa karşı uğraşın çetin problemlerini ve kapitalizmden sosyalizme geçişin karmaşık sorunlarını altetmeye güç yetirebilir hale gelirler.
Karl Marx ve Friedrich Engels, işçi sınıfının kapitalizmi yıkma ve ona bağlı olan insanın insanı sömürmesine son verme, işçi sınıfının politik iktidarını kurma ve bütün çalışanları sosyalist toplumu kurma ve geliştirme savaşımına yöneltme tarihsel özel-görevini açıkladılar ve gerekçelendirdiler. Marx ve Engels, işçi sınıfının bu tarihsel özel-görevine kadının özgürleştirilmesini ve tam hak-eşitliğinin gerçekleştirilmesini de kattılar. Marx ve Engels, 1845 Şubatında çıkan ilk ortak yapıtlarında, Kutsal Aile ya da Eleştirel Eleştirinin Eleştirisi'nde, proletaryanın kendini özgürleştirebile-ceğini ve özgürleştirmesi gerektiğini ve bununla aynı zamanda burjuva toplumun bütün gayri insani yaşam koşullarının ortadan kalkacağını öğrettiler. Lenin'in -tarihsel materyalizmin en derin ve en önemli önermelerinden biri ola-rak nitelendirdiği- yığınlar insanlık tarihinin gerçek yaratıcılarıdır bilgisi de buna bağlıydı. Marx ve Engels, yığınlara, kadınları, ütopik sosyalist Fourier'nin kadının kurtuluşunun aynı zamanda genel kurtuluşun doğal ölçüsü olduğu düşüncesini kattılar.
İçindekiler
Sunuş, Joachim Müller
Kadınların Klasiklere Borçlu Olduğu Şey, Clara Zetkin
Uzlaşmaz Sınıflı Toplumlarda Çalışan Kadının Ezilmişliği ve Sömürülmesi